25 Şubat 2009 Çarşamba

70 MİLYON BİZİ İZLİYOR.

Başlık tada dediğim gibi 70 milyon bizi izliyor, televizyonda ki tartışma programlarında sık sık kullanılan bu cümle bazen sinir bozuyor iki insan tartışır biri birine kötü bir söz söyler programı sunan kişi de bu saçma cümleyi kullanır. Yada daha da beter ben bunu tartışan insanların kullandığını da gördüm. Duymuş televizyondan ve söylemeyi kendine bir borç bilmiş. Sanki Türkiye'de ki her insan o anda televizyonu açtı ve senin gereksiz tartışmalarını izliyor. Size sadece gülüyorum.

GÜLSE BİRSEL

Muhteşem kişilik, inanılmaz bir komedi kaynağı bu kadına tapıyorum arkadaşlar. Size kitaplarını şiddetle öneririm. 
İlk kitabı olan GAYET CİDDİYİM i 1 sene kadar önce okudum okuyarak eylendiğim ilk kitaptı sonra diyer kitaplarınıda almak istedim ama üşen geçliğimden dolayı bi türlü fırsat bulamadım. Geçen gün doğum günümde ablam 2. kitabı olan HALA CİDDİYİMİ ve 3. kitabı HEMŞERİM YOLCULUK NEREYE yi hediye etti. Hala ciddiyimi okudum inanılmaz komik insanı okurken eğlendiren sürükleyen bir kitap okuduğum çoğu kitap için zaman kaybı olduğunu düşünürüm ama bu kitap öğle değil. Gelelim 3. kitaba onu okumaya firsatım olmadı çünkü ben okumadan ablam aldı onun okumasını sabırsızlıkla bekliyorum. Ve eğlenmeyi bilen kerkeze tavsiye ediyorum.

BURDAN HERKEZE SELAM GÖNDERİYORUM.

Bugun selam konusuna değiniceğim. Televizyona çıkan kişiler nedeni bilinmez bir selam verme duygusu içine giriyor. "burdan arkadaşım Aslı'ya, Mert'e, Burak'a, Berk'e Derya'ya bitanem Ömer'e ve şu anda ismi aklıma gelmeyen bütün tanıdıklarıma selam gönderiyorum. "eeeee gönderdin de noldu, selamı alan kişi binlerce kişi önünde kendisine selam geldi diye seninçten kalp krizimi geçirdi noldu yani. Tamam selamlaşmak çok güzel bişeydir ama bunu sırf televizyonda biraz daha ilgi çekmek için kullanmıyalım lütfen. "bunu matah birşey olarak görenler kendinize gelin".

20 Şubat 2009 Cuma

UZUN BEKLEYİŞ

Uzun zamandır bir yazı yazmıyorum bu biraz yoğunluktan birazda yeni bir projem var ondan kaynaklanıyor ama en kısa zamanda kaldığım yerden devam edeceğim.

12 Şubat 2009 Perşembe

YOKUM DİYORRRRRRR

Evet varmısın? yokmusun? a bir el atmanın vakti geldi de geçiyor. Bu program ile ilgili bilgi vermeyeceğim çünkü çoğumuz biliyorsunuz bu programı. Neyse lafı uzatmadan konuya girelim var mısın? yok musundaki pozitif olaylara değinelim. Sanki insanlar kutunun içindeki miktarları özel güçlerini kullanarak görebiliyorda söylemiyormuş gibi bir hava veriyorlar. "Kutumda kesin mavi var ama emin değilim sarı yada kırmızıda olabilir", "hönk" nasıl yani ya böyle bir cümle olabilirmi. Yarışmada üç tane renk var sen hepsini saydın olabilir diye, bu konuyu geçelim ben artık o stüdyonun bir büyüsü olduğuna inanıyorum oraya gelen insanlar önceleri sakin hiç bir lafa karışmayan aç denilince kutusunu açan insanlar ama sonradan kutusu ile ilginç ilişkiler içinde olan, miktarları hissettiğine inanan, değişik insanlar oluyorlar çıkıyorlar. Bir kaç hafta önce şöyle bir diyalogla karşılaştım "kutu için ne hissediyorusun", "aslında bugün kutumla fazla iletişime geçemedim" diyaloğun gerisini pek hatırlamıyorum açıkçası bu kısmını hatırladığım için bile kendimden nefret ediyorum. Böyle saçma bir şey olabilirmi. Dahada uzatmak istemiyorum umarım düşüncelerimi beğenmiş sinizdir.

8 Şubat 2009 Pazar

TATİL KONUSU.

Okulu bu kadar özliyeceğimi hiç düşünmezdim. Niyemi okulu özledim açıklıyım: Tatil deyince insanın aklına gelen ilk şey dinlenmek ve bolca boş zaman zamanın olduğu için eğlenmektir. Bide benim açımdan düşünelim şimdi okulun son günü karnede 7 tane 1 var, karne krizi yetmezmiş gibi birde kız arkadaşından ayrılıyorsun. Bu moralle eve gidiyorsun ailenle tartışıyorsun bu halde tatile giriyorsun. Şimdi bu unsurları da işin içine katarak benim tatilimi bir düşünün. Tatilin ilk günleri hayat sıkıcı ailem benle konuşmuyor kız arkadaşım la barışmaya çalışıyorum olmuyor bilgisayar oynayayım diyorum bir süreden sonra bayıyor evde gitar çalışıyorum tüm bir haftam boyle geçti. ailemle aram biraz düzeldi. Sonra biraz dışarı çıkmaya karar verdim 3 kişi gece dışarı çıktık. Eve döndüğümde saat geçe 3 tü tabi ailemle aramın tamda düzeldiği anda böle bir olay olunca gene başa döndük. Bir sürede böle devam ettik sonra bu blogu açtım ve tatilin son günündeyim berbat geçen bir tatilden sonra yarın okul var. Sevinçliyim arkadaşlarımı görecem :( tabi tek göreceklerim arkadaşlarım deyil bu dönem benim derslerime takacağını üstüne basa basa söyliyen bir öğretmen. Yani bu dönem baya üzün sürecek.

7 Şubat 2009 Cumartesi

ANINDA GÖRÜNTÜ SHOW


Ekranların belki de en komik eğlence programı olan anında görüntü show'a ara verilmiştir. Showa ara verilmesinin nedenini bilmiyorum ama umarım ciddi bir şey yoktur. Bu gün cumartesi büyük bir hevesle uyanmıştım bu gün anında görüntü show var diye ama resmi sitesine bir göz atınca ara verildiğini öğrendim. Bu aranın çabuk bitmesi dileğiyle bu yazıyı yazıyorum.

İlk Sefer Heyecanı.

Evet bu benim ilk yorumum olacak ilk olarak yorumlamak istediğim konu televizyonda gerekinden çok yayınlanan ve aşırı ilgi gören yemekteyiz programı. 
NEDİR YEMEKTEYİZ? 
Yemekteyiz her hafta binlerce başvuru arasından seçilen 5 tane birbirinden kavgacı insanın bir araya geldiği bir programdır. Bu insanlar 10.000 TL. lik ödül için birbirine çamur atmaktan hiç çekinmeyen insanlardır. Şimdi diyeceksiniz ki madem bu programı sevmiyorsun; bu programla ilgili bu kadar şeyi nasıl biliyorsun? Babam ve ablam bu programı izliyorlar onlar izliyor diye ne yazık ki bende izlemek zorunda kalıyorum. Başlarda masum bir merak olarakbaşlayan bu programı izleme sevdaları, sonradan adeta bağımlılık haline geldi. Ablam evde tatlı ve yemek gibi şeyleri yapmaktan hoşlanan (gerçekten çokta güzel yapan) birisidir. İlk başta bu programdan tarifler öğrenip; yöresel ve uluslar arası yemekleri evde uygulamak fikirleri sonradan bağımlılık haline döndü (tabi babam izleyince mecburen bizde izliyoruz). Bende bu programa karşı içimde büyük bir nefret beslemeye başladım: Çünkü bu programın rezilliği yetmezmiş gibi birde diğer televizyon kanallarında da buna benzeyen ve daha da kötü çeşitli programlar yapılmaya başlandı. Üzülerek yazıyorum ama uzun bir süre boyunca bu programlardan kurtulamıcağız gibime geliyor. Allah benim gibi düşünenlere kolaylık versin. 

6 Şubat 2009 Cuma

UURBALABAN Kimdir?

Merhaba arkadaşlar ben Uğur Balaban Antalya'da yaşıyorum 17/02/1993 doğumluyum. Bu blog benim için bir ilk olmakla birlikte tek amacı sizi birazda olsa eğlendirmek ve ileride yapacağım projeler için bir zemin hazırlamaktır. Bu blogda neler olacağına gelince eğlenceli haberler, kendi düşüncelerim, yazılarım ve bilumum eğlenceli aktiviteler umarım bu blogu beğenirsiniz.